“oozing” in Turkish
Definition
Yoğun bir sıvının veya maddenin yavaşça ve damla damla dışarı çıkmasıdır. Duyguların ya da özelliklerin açıkça belli olması anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Sızmak' genellikle ağır ve yoğun sıvılar içindir. Duygu, güven gibi durumlar için 'belli etmek' kullanılabilir. Su gibi ince veya hızlı akan sıvılar için uygun değildir.
Examples
She walked in, oozing confidence from every move.
Odaya girdi ve her hareketinden **özgüven** sızıyordu.
Thick yellow pus was oozing from the cut.
Yaradan kalın sarı cerahat **sızıyordu**.
Honey is oozing out of the broken jar.
Kırık kavanozdan **bal** sızıyor.
The cake was so moist, chocolate was oozing out when I cut it.
Pasta o kadar nemliydi ki, kestiğimde çikolata **sızıyordu**.
His shirt was stained, oozing with sweat after the long run.
Uzun koşudan sonra gömleği terle kaplanmış, içinden ter **sızıyordu**.
His shoes were wet and oozing water.
Ayakkabıları ıslanmış ve içinden su **sızıyordu**.