“offshore” in Turkish
Definition
Denizde ama kıyıya yakın konumda bulunan; iş dünyasında, genellikle yasal, vergi veya işçilik avantajları için yurtdışında yapılan faaliyetler.
Usage Notes (Turkish)
Sıfat ve zarf olarak geçer. Finans ('offshore hesap') ve enerji ('offshore sondaj') alanında yaygın. Genelde yurtdışı avantajları ima eder.
Examples
The company built an offshore oil platform.
Şirket bir **offshore** petrol platformu kurdu.
They have an offshore bank account.
Onların bir **offshore** banka hesabı var.
The boat sailed offshore to avoid the storm.
Tekne fırtınadan kaçmak için **açık denize** açıldı.
Many tech companies set up offshore offices to save on costs.
Birçok teknoloji şirketi maliyetleri azaltmak için **offshore** ofisler kuruyor.
He's got his savings tucked away in an offshore account.
Birikimlerini bir **offshore** hesabında saklıyor.
After half an hour, we were already a mile offshore.
Yarım saat sonra zaten bir mil **açık denizde**ydik.