odyssey” in Turkish

odysseuzun ve maceralı yolculuk

Definition

Odysse, uzun ve maceralı bir yolculuk ya da kişisel gelişimle dolu zorlu bir süreçtir. Aynı zamanda karmaşık ve yorucu bir arayışı da ifade edebilir.

Usage Notes (Turkish)

Kelimeler yalnızca fiziksel yolculuklar için değil, aynı zamanda hayat hikayeleri ya da büyük, zorlu projeler için de mecazi anlamda kullanılabilir. Büyük harfle yazıldığında, Homeros'un destanına işaret eder.

Examples

Graduating college was an emotional odyssey for her, with ups and downs along the way.

Üniversiteden mezun olmak, onun için inişli çıkışlı duygusal bir **odysse**ydi.

It’s been a ten-year odyssey to get this project off the ground, but it was worth it.

Bu projeyi hayata geçirmek için on yıllık bir **odysse** yaşandı, ama değdi.

His trip across Africa was an amazing odyssey.

Afrika boyunca yaptığı yolculuk inanılmaz bir **odysse**ydi.

The scientist’s search for a cure became a lifelong odyssey.

Bilim insanının tedavi arayışı ömür boyu süren bir **odysse**ye dönüştü.

Reading the novel felt like going on an odyssey through another world.

Romanı okumak başka bir dünyada yapılan bir **odysse** gibiydi.

Starting my own business turned out to be a real odyssey full of surprises.

Kendi işimi kurmak, sürprizlerle dolu gerçek bir **odysse** oldu.