“obsessive” in Turkish
Definition
Bir şeyi aşırı derecede düşünmek veya endişelenmek, ya da ona odaklanmayı bırakamamak durumu. Genellikle kişiler veya davranışların aşırı özen veya ilgi gösterdiğini ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kişi veya davranışları tanımlayan bir sıfat olarak kullanılır. 'obsessive behavior', 'obsessive thoughts', 'obsessive fan' gibi ifadelerde geçer. Klinik ya da gündelik anlamda olabilir, genellikle sağlıksız bir aşırılık sezdirebilir.
Examples
He has obsessive thoughts about his grades.
Notları hakkında **takıntılı** düşünceleri var.
My sister is obsessive about keeping everything organized, even color-coding her books.
Kız kardeşim her şeyi düzenli tutma konusunda o kadar **takıntılı** ki, kitaplarını bile renklerine göre ayırıyor.
He's a bit obsessive when it comes to fitness—he never misses a workout.
Fitness söz konusu olunca biraz **takıntılı**—asla antrenman kaçırmaz.
People can get obsessive about the smallest details, especially when they're stressed.
İnsanlar, özellikle stresliyken en küçük detaylara bile **takıntılı** hale gelebilir.
Her obsessive cleaning keeps the house spotless.
Onun **takıntılı** temizliği evi pırıl pırıl yapıyor.
John became obsessive about checking his phone.
John, telefonunu kontrol etme konusunda **takıntılı** oldu.