“obsessing” in Turkish
Definition
Bir şeyi ya da birini sağlıksız veya kaygılı şekilde sürekli düşünmekten kendini alamamak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan dilde kullanılır, genellikle 'about/over' ile birlikte. Olumlu ilgiden çok, kaygılı ve tekrar eden düşünceler için.
Examples
She keeps obsessing over her exam results.
O, sınav sonuçları konusunda sürekli **takıntı yapıyor**.
I'm obsessing about what to wear to the party.
Partide ne giyeceğim konusunda **takıntı yapıyorum**.
Stop obsessing—everything will be fine.
**Takıntı yapmayı** bırak—her şey iyi olacak.
He's been obsessing about that mistake for days.
O, günlerdir o hata üzerinde **takıntı yapıyor**.
I'm not obsessing—I just want things to be perfect.
Ben **takıntı yapmıyorum**—sadece her şeyin mükemmel olmasını istiyorum.
Why are you obsessing over something you can't control?
Kontrol edemeyeceğin bir şeye neden **takıntı yapıyorsun**?