nurturing” in Turkish

şefkatlidestekleyicibesleyici

Definition

Bu kelime, başkalarına bakım, destek ve teşvik sağlayarak onların gelişmesine yardımcı olan kişiyi veya ortamı anlatır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle ebeveynler, öğretmenler veya gelişimi destekleyen ortamlar için kullanılır. 'a nurturing environment', 'nurturing attitude' gibi sıfat şeklinde geçer. Sadece fiziksel bakım değil, sıcaklık ve sabır da içerir.

Examples

The teacher created a truly nurturing classroom where every student could succeed.

Öğretmen, her öğrencinin başarılı olabileceği gerçekten **şefkatli** bir sınıf yarattı.

A nurturing mother helps her children feel safe.

**Şefkatli** bir anne, çocuklarının kendini güvende hissetmesine yardımcı olur.

We need a nurturing environment for learning.

Öğrenme için **destekleyici** bir ortama ihtiyacımız var.

Her nurturing attitude makes everyone feel welcome.

Onun **şefkatli** tutumu herkesin kendini hoş hissetmesini sağlıyor.

Sometimes, being nurturing means just listening and showing you care.

Bazen, **şefkatli** olmak sadece dinlemek ve ilgi göstermek anlamına gelir.

He’s known for his nurturing leadership style that brings out the best in people.

O, insanlardaki en iyiyi ortaya çıkaran **şefkatli** liderlik tarzıyla tanınır.