noises” in Turkish

gürültüler

Definition

Genellikle yüksek, rahatsız edici veya istenmeyen sesler. İnsan, hayvan, makine ya da çevreden çıkan farklı sesleri ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

'Loud noises', 'strange noises', 'background noise' ifadeleri genellikle olumsuz anlam taşır. 'Noise' rahatsız ediciliği vurgular, 'sound' ise nötrdür. 'Make noises' dolaylı işaret vermek anlamında da kullanılabilir.

Examples

I heard strange noises outside my window last night.

Dün gece penceremin dışında garip **gürültüler** duydum.

The baby is sleeping, so please don't make loud noises.

Bebek uyuyor, lütfen yüksek **gürültüler** yapmayın.

City noises can make it hard to study.

Şehir **gürültüleri** ders çalışmayı zorlaştırıyor.

We kept hearing weird noises from the car, so we took it to a mechanic.

Arabadan tuhaf **gürültüler** duymaya devam ettik, bu yüzden bir tamirciye götürdük.

Ignore the noises online — half of those rumors aren't even true.

İnternetteki **gürültüleri** görmezden gel — bu söylentilerin yarısı bile doğru değil.

The company has been making noises about expanding overseas, but nothing is official yet.

Şirket yurtdışına açılmakla ilgili **gürültüler** yapıyor ama henüz resmi bir durum yok.