nicest” in Turkish

en hoşen naziken güzel (kişilik)

Definition

'Nice' kelimesinin en üst derecesi; bir grup içinde en samimi, en hoş veya en nazik olan kişi, yer ya da şey için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Gayet samimi, gündelik bir ifadedir; kişileri ('the nicest person'), yerleri veya şeyleri övmek için sıkça kullanılır. Anlamı çok güçlü değildir, sık tekrar ederse belirsizleşebilir.

Examples

She is the nicest girl in our class.

O, sınıfımızdaki **en hoş** kız.

That was the nicest birthday present I've ever received.

Bu, şimdiye kadar aldığım **en güzel** doğum günü hediyesiydi.

He always has the nicest smile.

Onun her zaman **en hoş** gülümsemesi vardır.

That was one of the nicest weekends I've had in a long time.

Bu, uzun zamandır geçirdiğim **en hoş** hafta sonlarından biriydi.

Honestly, that's the nicest thing anyone has ever said to me.

Dürüstçe söylersem, bu bana şimdiye kadar söylenen **en hoş** şeydi.

Out of all my neighbors, Mrs. Lee is definitely the nicest.

Tüm komşularım arasında, Bayan Lee kesinlikle **en nazik** olanıdır.