narrow” in Turkish

dar

Definition

Bir şey dar olduğunda, bir kenardan diğerine olan genişliği azdır. Ayrıca, küçük bir farkı, sınırlı bir aralığı veya dar bir bakış açısını da ifade edebilir.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok fiziksel nesnelerde kullanılır ('dar sokak', 'dar kapı'). 'narrow win' gibi ifadeler küçük farkı belirtir. Fikirlerde 'narrow-minded' daha yaygındır. 'thin' (ince) ile karıştırmayın.

Examples

The discussion was too narrow and ignored the bigger issue.

Tartışma çok **dar** kaldı ve asıl mesele gözden kaçtı.

We need to narrow our choices down to three.

Seçeneklerimizi üçe **düşürmeliyiz**.

The road is very narrow here.

Burada yol çok **dar**.

We walked through a narrow hallway.

Dar bir koridordan geçtik.

She won by a narrow margin.

O, **dar** bir farkla kazandı.

It was a narrow escape, but everyone was okay.

Bu **kıl payı** bir kurtuluştu ama herkes iyiydi.