mumbling” in Turkish

mırıldanma

Definition

Başkalarının iyi duyamayacağı veya anlayamayacağı kadar alçak ve belirsiz bir sesle konuşmak. Genellikle biri utanırken ya da gerginken kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Mumbling', genellikle özgüvensizlik veya huzursuzluk hissini belirtir. Sık kullanılan kalıplar: 'stop mumbling', 'mumbling under his breath'. Net konuşmada kullanılmaz.

Examples

He was mumbling during his speech.

O konuşması sırasında **mırıldanıyordu**.

I couldn't hear what she was mumbling.

Onun ne **mırıldandığını** duyamadım.

The child kept mumbling while reading.

Çocuk okurken sürekli **mırıldanıyordu**.

"Stop mumbling and speak clearly," the teacher said.

Öğretmen dedi ki: "**Mırıldanmayı** bırak ve düzgün konuş."

She walked away, mumbling something under her breath.

Bir şeyler **mırıldanarak** uzaklaştı.

He always starts mumbling when he gets nervous.

Gergin olduğunda hep **mırıldanmaya** başlar.