muller” in Turkish

öğütücü (muller aleti)

Definition

Öğütücü, genellikle taş veya camdan yapılan elde tutulan bir alettir ve pigment, tahıl veya ilaç gibi maddeleri ezmek ve karıştırmak için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

"Öğütücü" terimi teknik veya tarihsel bağlamlarda kullanılır; gündelik konuşmada çok nadirdir. 'Glass muller', 'paint muller' gibi ifadelerle geçer.

Examples

We found an ancient muller at the archaeological site.

Arkeolojik alanda eski bir **öğütücü** bulduk.

You need to press the muller firmly to crush the grain completely.

Tahılı tamamen ezmek için **öğütücü**ye sıkıca bastırmak gerekir.

If you want the smoothest result, try using a glass muller for grinding the pigment.

En pürüzsüz sonucu istiyorsanız, pigment öğütmek için cam **öğütücü** kullanmayı deneyin.

The artist used a muller to grind pigments for her paints.

Sanatçı, boyaları için pigmentleri ezmek amacıyla **öğütücü** kullandı.

A muller is usually made of stone or glass.

**Öğütücü** genellikle taş veya camdan yapılır.

Painters still use a muller today to mix their own colors by hand.

Ressamlar bugün bile kendi renklerini elle karıştırmak için **öğütücü** kullanır.