“move” in Turkish
Definition
Bir şeyin veya birinin yerini değiştirmek ya da kendinin yer değiştirmesi; ayrıca bir adım atmak veya ilerlemek anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
'move on', 'move in', 'move out' gibi ifadelerde sık geçer; 'remove' (tamamen çıkarmak) ile karıştırmayın.
Examples
Please move the chair closer to the table.
Lütfen sandalyeyi masaya biraz daha **yaklaştırın**.
I will move to a new city next month.
Gelecek ay yeni bir şehre **taşınacağım**.
Can you move your car? It’s blocking the entrance.
Arabanı **çekebilir misin**? Girişi kapatıyor.
It’s time to move on from past mistakes and focus on the future.
Geçmiş hatalardan **ileriye bakma** ve geleceğe odaklanma zamanı geldi.
She made a bold move by quitting her job and starting a business.
İşini bırakıp şirket kurarak cesur bir **adım** attı.
During the concert, everyone started to move to the rhythm of the music.
Konserde herkes müziğin ritmine göre **hareket etmeye** başladı.