“mortar” in Turkish
Definition
‘Havan’ maddeleri ezmek için kullanılan kap, ‘harç’ tuğlaları birleştiren karışım ve ‘havan topu’ patlayıcı atan bir silah.
Usage Notes (Turkish)
‘Havan’ genellikle ‘tokmak’ ile birlikte kullanılır; ‘harç’ inşaatta yaygın; ‘havan topu’ askerî terimdir.
Examples
She crushed spices with a mortar and pestle.
Baharatları **havan** ve tokmakla ezdi.
The bricklayer used mortar to hold the bricks together.
Duvarcı, tuğlaları birleştirmek için **harç** kullandı.
The army launched a mortar at the enemy.
Ordu, düşmana **havan topu** fırlattı.
The recipe says to grind the herbs in a mortar to bring out their flavor.
Tarifte, aromalarını ortaya çıkarmak için otların **havan**da ezilmesi gerektiği yazıyor.
We’re out of mortar, so we can’t finish building this wall until we get more.
**Harç** bitti, o yüzden yenisini alana kadar duvar bitmez.
They heard the sound of a mortar firing echo across the hills.
Tepelerde yankılanan bir **havan topu** sesi duydular.