miracle” in Turkish

mucize

Definition

Mucize, imkânsız gibi görünen veya son derece nadir olan, genellikle Tanrı veya doğaüstü bir güç tarafından olduğuna inanılan olağanüstü bir olaydır. Ayrıca, şaşırtıcı derecede güzel sonuçlar için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Dinî anlamda sıkça kullanılır, fakat günlük dilde şaşırtıcı derecede güzel bir şey için de kullanılır: "Bu bir mucize!". 'Tıbbi mucize', 'bir mucize gerçekleşti' gibi kalıplar yaygındır. 'Şans' veya 'tesadüf'ten daha güçlü bir anlamı vardır.

Examples

The doctors said her recovery was a miracle.

Doktorlar, onun iyileşmesinin bir **mucize** olduğunu söyledi.

For many people, the birth of a baby feels like a miracle.

Birçok insan için bir bebeğin doğumu bir **mucize** gibi gelir.

It would take a miracle to fix this old car.

Bu eski arabayı tamir etmek için bir **mucize** gerek.

It’s a miracle we found a parking spot this close to the stadium.

Stadyuma bu kadar yakın park yeri bulmamız bir **mucize**.

By some miracle, the file was still on my laptop.

Bir şekilde bir **mucizeyle**, dosya hâlâ dizüstü bilgisayarımdaydı.

Don’t expect me to work a miracle in one afternoon.

Bir günde **mucize** yaratmamı bekleme.