“melodramatic” in Turkish
Definition
Duyguları abartılı şekilde göstermek veya olayları olduğundan daha önemli ve dramatik hale getirmek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle birini gündelik bir durumda gereğinden fazla tepkili veya duygusal olduğu için eleştirmek amacıyla kullanılır. 'sound melodramatic', 'a melodramatic response' gibi kalıplarda geçer. 'Dramatic'ten daha olumsuz bir anlam taşır.
Examples
Honestly, I think you’re being a little melodramatic—it’s not the end of the world.
Açıkçası biraz **ağdalı** davrandığını düşünüyorum—dünyanın sonu değil ki.
She became melodramatic when she lost her keys.
Anahtarlarını kaybedince **ağdalı** davrandı.
His reaction to the bad grade was a bit melodramatic.
Kötü notuna tepkisi biraz **ağdalı**ydı.
Don't be so melodramatic about it.
Bu konuda bu kadar **ağdalı** olma.
Her stories always sound so melodramatic, like she’s living in a soap opera.
Onun hikâyeleri her zaman çok **ağdalı** gelir, sanki bir pembe dizide yaşıyor gibi.
If you describe every small problem in life in such a melodramatic way, people might not take you seriously.
Hayattaki her küçük sorunu bu kadar **ağdalı** şekilde anlatırsan, insanlar seni ciddiye almayabilir.