maze” in Turkish

labirent

Definition

Karmaşık ve birbirine karışmış geçitlerden oluşan bir yapı; aynı zamanda kafa karıştırıcı, anlaşılması zor durum veya sistem anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'labirent' kelimesi hem gerçek yapılar hem de karmaşık sistemler için kullanılır. 'Kural labirenti', 'koridor labirenti' gibi kalıplar yaygındır.

Examples

The hospital was a maze of identical corridors — I took three wrong turns before finding the exit.

Hastane, birbirinin aynısı koridorlardan oluşan bir **labirent** gibiydi — çıkışı bulana kadar üç kez yanlış döndüm.

Scientists use mazes to study how rats learn and remember spatial information.

Bilim insanları, farelerin alan bilgisini nasıl öğrendiğini ve hatırladığını incelemek için **labirentler** kullanır.

The children got lost in the corn maze.

Çocuklar mısır tarlası **labirentinde** kayboldu.

Can you solve this maze puzzle?

Bu **labirent** bulmacasını çözebilir misin?

The old castle had a hedge maze in the garden.

Eski kalenin bahçesinde bir çit **labirenti** vardı.

Navigating the maze of tax regulations is nearly impossible without an accountant.

Bir muhasebeci olmadan vergi mevzuatı **labirentinde** yol almak neredeyse imkânsız.