matchmaker” in Turkish

çöpçatanevlilik aracısı

Definition

Evlilik veya ilişki amacıyla insanları tanıştıran ve uygun eş bulmalarına yardımcı olan kişidir.

Usage Notes (Turkish)

'Çöpçatan' geleneksel ya da dijital (ör. arkadaş bulma uygulamaları) alanlarda kullanılabilir ve genellikle olumlu bir anlam taşır.

Examples

The matchmaker introduced them at a party.

**Çöpçatan** onları bir partide tanıştırdı.

Her grandmother was a famous matchmaker in her town.

Büyükannesi kasabasının ünlü **çöpçatanı**ydı.

A matchmaker helps people find the right person to marry.

**Çöpçatan** insanlara doğru eşi bulmalarında yardımcı olur.

Some people joke that their friend is a natural matchmaker.

Bazı insanlar arkadaşlarının doğal bir **çöpçatan** olduğunu şaka yollu söyler.

Modern dating apps act like a digital matchmaker.

Modern buluşma uygulamaları dijital bir **çöpçatan** gibi çalışıyor.

He never thought hiring a matchmaker would change his life.

**Çöpçatan** tutmanın hayatını değiştireceğini hiç düşünmemişti.