“marching” in Turkish
Definition
Düzenli ve güçlü adımlarla ilerlemek, genelde askerlerin yaptığı gibi. Aynı zamanda bir gösteri ya da protestoda insanların beraber yürümesini de ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'marching band', 'marching orders', 'marching down the street' gibi kalıplarda sık geçer. Sıradan yürümeye göre daha disiplinli ve amaçlı bir kullanım içerir.
Examples
A group of students came marching into the office, demanding answers.
Bir grup öğrenci ofise **yürüyerek** (yürüyüş yaparak) gelip cevap talep etti.
They've been marching every weekend to push for change.
Değişim için her hafta sonu **yürüyüş yapıyorlar**.
The soldiers were marching across the field.
Askerler tarlada **yürüyordu** (askeri şekilde).
We saw a band marching in the parade.
Paradda bir müzik grubu **yürüyordu** (yürüyüş yapıyordu).
People were marching for equal rights.
İnsanlar eşit haklar için **yürüyüş yapıyordu**.
You could hear the band marching down the street before you even saw them.
Sokakta müzik grubunun **yürüdüğünü** (yürüyüş yaptığını) görmeden önce seslerini duyabiliyordun.