ludicrous” in Turkish

gülünçsaçma (aşırı derecede)

Definition

Aşırı derecede mantıksız, tuhaf ya da gülünç derecede saçma olan şeyler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi veya edebi dilde; inançsızlık veya alay ifade etmek için kullanılır. 'gülünç fikir', 'gülünç açıklama' gibi kalıplarda görülür ve sıradan 'komik'ten daha kuvvetli bir anlam taşır.

Examples

That's a ludicrous price for a cup of coffee.

Bir fincan kahve için bu **gülünç** bir fiyat.

It is ludicrous to think he can run faster than a car.

Onun arabadan hızlı koşabileceğini düşünmek **gülünç**.

The rules are so strict, they're almost ludicrous.

Kurallar o kadar katı ki neredeyse **gülünç**leşmişler.

The movie's plot was so ludicrous that everyone in the theater burst out laughing.

Filmin konusu o kadar **gülünç**tü ki, salondaki herkes gülmeye başladı.

Your excuse for being late is completely ludicrous—try again.

Geç kalmak için verdiğin mazeret tamamen **gülünç**—yeniden dene.

If you believe that story, you must think I'm ludicrous too.

O hikayeye inanıyorsan, benim de **gülünç** olduğumu düşünüyorsun demektir.