“lowlife” in Turkish
Definition
Ahlaksız, suç işlemiş ya da güvenilmez insanlar için kullanılan aşağılayıcı bir ifadedir.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada, hakaret ya da öfke içeren durumlarda sıkça duyulur. Resmi yazılarda kullanılmaz. Çoğul hâli genellikle 'lowlifes' (lowlives) olarak geçer.
Examples
The neighborhood is full of lowlifes who cause trouble.
Mahalle **aşağılık tiplerle** dolu; sürekli sorun çıkarıyorlar.
Don't trust him — he's a lowlife thief.
Ona güvenme — o bir **aşağılık tip** hırsız.
I can't believe she's dating that lowlife — he doesn't even have a job and he's always in trouble with the law.
O kızın o **aşağılık tip**le çıktığına inanamıyorum — adamın işi bile yok ve sürekli başı belada.
The movie is about a small-time lowlife who accidentally gets caught up in a massive diamond heist.
Film, küçük bir **serseri**nin yanlışlıkla devasa bir elmas soygununa karışmasını konu alıyor.
Stop acting like a lowlife and take some responsibility for once.
Bir **aşağılık tip** gibi davranmayı bırak ve biraz sorumluluk al.
He's nothing but a lowlife and a liar.
O sadece bir **aşağılık tip** ve yalancı.