longing” in Turkish

özlemhasret

Definition

Uzakta olan veya ulaşılması zor bir şeye ya da kişiye karşı duyulan derin özlem veya arzu.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik istekler için değil, daha çok duygusal ve şiirsel durumlar için kullanılır. Sıkça 'için özlem duymak' şeklinde görülür; uzak zaman, yer veya kişilerle ilişkilidir.

Examples

His longing to travel grew stronger every year.

Seyahat etme **özlemi** her yıl daha da arttı.

There was longing in her eyes as she looked at the old photos.

Eski fotoğraflara bakarken gözlerinde bir **özlem** vardı.

He spoke with a quiet longing about his childhood home.

Çocukluk evinden sessiz bir **özlem** ile bahsetti.

There’s a certain longing in songs about lost love.

Kaybedilen aşk hakkında yazılan şarkılarda bir tür **özlem** vardır.

She felt a deep longing for her family.

Ailesine karşı derin bir **özlem** hissetti.

After years abroad, a wave of longing hit her when she heard her native language.

Yıllar sonra yurtdışında, ana dilini duyunca bir **özlem** dalgası sardı onu.