“lines” in Turkish
Definition
‘Çizgi’ uzun ve ince bir izdir. İnsanların beklediği sırayı, tel veya ipi ya da bir metindeki satırı da ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
‘Çizgi çizmek’ için kullanılır. ‘Sıraya girmek’ Amerikan İngilizcesinde ‘line’ ile, İngiliz İngilizcesinde ‘queue’ ile kullanılır. ‘Satır aralarını okumak’ ise gizli anlamı anlamaktır. ‘Replik ezberlemek’ için de kullanılır.
Examples
The child drew two straight lines on the paper.
Çocuk kağıda iki düz **çizgi** çizdi.
There were long lines at the ticket office.
Bilet gişesinde uzun **sıralar** vardı.
I can tell from his text that he’s upset—you can read it between the lines.
Onun mesajından üzgün olduğunu anlayabiliyorum—**satır** aralarını okuyunca fark ediliyor.
The actors were still practicing their lines backstage.
Oyuncular sahne arkasında hâlâ kendi **repliklerini** çalışıyorlardı.
Please read the first three lines of the poem.
Lütfen şiirin ilk üç **satırını** okuyun.
The phone lines went down during the storm.
Fırtına sırasında telefon **hatları** kesildi.