“liaison” in Turkish
Definition
Farklı grupların iletişimini ve iş birliğini sağlayan kişi veya rol. Aynı zamanda iki kişi arasındaki gizli veya romantik ilişkiyi de ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Genelde iş, ordu veya diplomatik ortamlarda resmidir—'liaison officer' ifadesi sık kullanılır. Kişiler arası gizli ilişkiler için de geçerli olabilir. Gündelik sohbette yaygın değildir.
Examples
She works as a liaison between the two departments.
İki departman arasında **irtibat görevlisi** olarak çalışıyor.
The schools have a liaison to help students transfer.
Okullarda, öğrencilerin geçişini kolaylaştıran bir **irtibat** var.
He served as a liaison during the project.
Projede **irtibat görevlisi** olarak görev yaptı.
Our liaison with the partner company made everything run smoothly.
Partner şirketle kurulan **irtibat** her şeyin sorunsuz ilerlemesini sağladı.
He was rumored to have a secret liaison with his boss.
Patronuyla gizli bir **ilişkisi** olduğu söylentisi vardı.
If you have any issues, contact the liaison assigned to your team.
Herhangi bir sorun olursa, ekibinize atanan **irtibat görevlisi** ile iletişime geçin.