leap” in Turkish

sıçramakatlamak

Definition

Büyük bir enerjiyle veya kuvvetle yukarıya ya da uzağa sıçramak; ayrıca hızlıca harekete geçmek ya da aniden büyük bir artış anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Leap', 'jump' kelimesinden daha gösterişli ve güçlü bir hareketi anlatır. 'leap into action', 'a leap forward' gibi deyimsel kullanımlarda da sıkça geçer.

Examples

The cat leaped over the fence.

Kedi çitin üzerinden **atladı**.

Her heart leaped with joy when she saw her brother.

Kardeşini görünce kalbi sevinçle **yerinden fırladı**.

Sales leaped last month.

Geçen ay satışlar **birden arttı**.

She leaped into action as soon as she heard the alarm.

Alarmı duyunca hemen **harekete geçti**.

That new app is a huge leap forward for small businesses.

Bu yeni uygulama küçük işletmeler için büyük bir **ilerleme**.

Don’t leap to conclusions before you know the full story.

Hikâyeyi tam bilmeden **sonuca atlama**.