laying” in Turkish

yerleştirmekkoymakyumurtlamak

Definition

Bir şeyi dikkatlice bir yere yerleştirmek, bir şeyi serip düzlemek veya hayvanların yumurta bırakması anlamında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'laying' genellikle bir nesneyle kullanılır. Örneğin, 'laying the table', 'laying bricks', 'laying eggs'. 'Lying' ile karıştırılmamalıdır.

Examples

She is laying the baby on the bed.

O, bebeği yatağa **yerleştiriyor**.

The hen is laying an egg.

Tavuk bir yumurta **yumurtluyor**.

He kept laying his phone on my desk and walking away.

Sürekli telefonunu masama **koyup** gidiyordu.

The company is laying cables across the neighborhood this week.

Şirket bu hafta mahalleye kablo **döşüyor**.

They are laying the carpet in the living room.

Oturma odasında halıyı **seriyorlar**.

We’ve been laying the groundwork for this project for months.

Bu proje için aylardır temel **atıyoruz**.