lay” in Turkish

koymakyatırmakyumurtlamak

Definition

Bir şeyi dikkatlice bir yere koymak, düz bir pozisyona yatırmak ya da kuşların yumurta bırakması anlamında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Lie' ile sıkça karıştırılır. 'Lay' çoğunlukla nesne alır; yani bir şeyi koymak ya da yatırmak için kullanılır. Yaygın kalıplar: 'lay the table', 'lay eggs', 'lay someone down'. Geçmiş zamanda 'laid' olur.

Examples

Please lay the book on the desk.

Lütfen kitabı masanın üzerine **koyun**.

Just lay your phone there and come help me.

Telefonunu oraya **koy** ve gel bana yardım et.

He laid his keys on the counter and forgot them.

Anahtarlarını tezgaha **koydu** ve unuttu.

She laid the baby on the bed.

O, bebeği yatağa **yatırdı**.

The hen lays one egg every morning.

Tavuk her sabah bir **yumurta bırakır**.

The doctor told me to lay him down and keep him still.

Doktor bana onu **yatırıp** hareketsiz tutmamı söyledi.