“knowing” in Turkish
Definition
Bir bakış, gülümseme veya yorumla ima edilen, herkesin farkında olmadığı bir anlamı bilmek ya da bir duruma hakim ve tecrübeli olmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
En çok 'anlamlı bakış', 'anlamlı gülümseme' gibi isimlerin önünde geçer. Günlük konuşmada nadir, yazılı dilde daha yaygındır. 'Bir şeyi bilmek' fiiliyle karıştırmayın.
Examples
She gave me a knowing smile when he walked in.
O içeri girince bana **anlamlı** bir gülümseme attı.
His knowing look made me feel that he understood the joke.
Onun **anlamlı** bakışı, şakayı anladığını hissettirdi.
There was a knowing tone in her voice, like she had heard the story before.
Sesinde, sanki hikâyeyi daha önce duymuş gibi bir **anlamlı** ton vardı.
He shot me a knowing glance across the room, and I immediately got the message.
Odanın karşısından bana **anlamlı** bir bakış attı ve ben hemen anladım.
The ad has a knowing style that makes fun of its own clichés.
Reklamda kendi klişeleriyle alay eden **anlamlı** bir üslup var.
The teacher gave a knowing nod but said nothing.
Öğretmen **anlamlı** bir şekilde başını salladı ama hiçbir şey söylemedi.