“knocking” in Turkish
Definition
Genellikle kapı ya da bir yüzeye dikkat çekmek için el veya nesneyle vurma hareketi. Zaman zaman tekrar eden temas veya çarpma anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
En çok kapı için kullanılır: 'someone is knocking at/on the door.' Tekrarlayan hafif temasta 'keep knocking', 'knocking against' örnekleriyle kullanılır. Genel olarak güçlü vurma anlamına gelmez; ses ve tekrar ima eder.
Examples
The branch kept knocking against the window.
Dal sürekli pencereye **vuruyordu**.
Someone is knocking at the door.
Birisi kapıyı **çalıyor**.
He is knocking on the table with his fingers.
Parmaklarıyla masaya **vuruyor**.
I heard someone knocking, but when I opened the door, no one was there.
Birinin **kapı çaldığını** duydum ama kapıyı açınca kimse yoktu.
My knees were knocking together because I was so nervous.
Çok heyecanlandığım için dizlerim **birbirine vuruyordu**.
The pipes keep knocking whenever we turn on the hot water.
Sıcak suyu açınca borular sürekli **vuruyor**.