“inviting” in Turkish
Definition
Bir şey çekici veya davetkar ise, yakınlaşmak, içeri girmek ya da yaşamak isteyeceğiniz kadar rahat ve hoş görünür. Genellikle yerler, yiyecekler ya da birinin gülümsemesi için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumlu ve tanımlayıcıdır. 'an inviting room', 'an inviting smell', 'an inviting smile', 'look inviting' gibi ifadelerde sıkça kullanılır. Kişinin genel kişiliğinden çok, ifadesi ya da ortam için uygundur. 'invited' ile karıştırmayın.
Examples
There was an inviting smell in the kitchen.
Mutfakta **çekici** bir koku vardı.
She gave me an inviting smile.
Bana **davetkar** bir gülümseme attı.
I wasn't planning to stop, but the little bookstore looked too inviting to pass by.
Durmak istemiyordum ama küçük kitapçı o kadar **çekici** görünüyordu ki geçemedim.
The cafe looks inviting from the street.
Kafe sokaktan çok **çekici** görünüyordu.
That couch looks so inviting that I might fall asleep the second I sit down.
O koltuk o kadar **çekici** görünüyor ki, oturur oturmaz uyuyabilirim.
The warm lights and soft music made the place feel really inviting.
Sıcak ışıklar ve yumuşak müzik, orayı gerçekten **davetkar** bir yer haline getirdi.