invasive” in Turkish

istilacımüdahaleci

Definition

Çevresine zarar verecek şekilde hızla yayılan (özellikle bitki, hayvan ya da vücuda giren tıbbi uygulamalar) veya özel alanı fazla ihlal eden şeyleri anlatır.

Usage Notes (Turkish)

Bilimsel olarak ('istilacı türler'), tıpta ('istilacı ameliyat') ve mahremiyet ihlali gibi durumlarda ('müdahaleci sorular') kullanılır. Fiziksel yayılım ve müdahaleci davranışı anlatır.

Examples

The doctor said it was a very invasive surgery.

Doktor bunun çok **istilacı** bir ameliyat olduğunu söyledi.

Some plants are considered invasive because they grow too fast.

Bazı bitkiler çok hızlı büyüdükleri için **istilacı** kabul edilir.

Those invasive insects are harming the trees.

O **istilacı** böcekler ağaçlara zarar veriyor.

I find those kinds of personal questions really invasive.

Bu tür kişisel sorular bana gerçekten çok **müdahaleci** geliyor.

After the invasive weeds showed up, it was hard for native flowers to survive.

**İstilacı** yabani otlar geldikten sonra, yerli çiçeklerin hayatta kalması zorlaştı.

The new security measures felt a bit too invasive for many people.

Yeni güvenlik önlemleri birçok kişi için biraz fazla **müdahaleci** geldi.