“intriguing” in Turkish
Definition
Büyük merak veya ilgi uyandıran, daha fazlasını öğrenme isteği sağlayan şey.
Usage Notes (Turkish)
'interesting'den (ilginç) daha güçlüdür; genellikle gizem barındıran durumlarda kullanılır. Özellikle fikirler, teklifler, insanlar ve sorular için uygundur.
Examples
I find it intriguing how some people can learn languages effortlessly while others struggle for years.
Bazı insanların dilleri zahmetsizce öğrenebilmesi, bazılarının ise yıllarca zorlanması gerçekten **ilgi çekici**.
The job offer was intriguing enough to make her reconsider leaving the country.
İş teklifi, ülkeyi terk etmesini tekrar düşünmesini sağlayacak kadar **ilgi çekiciydi**.
The scientist made an intriguing discovery in the lab.
Bilim insanı laboratuvarda **ilgi çekici** bir keşif yaptı.
She had an intriguing smile that made people curious about her.
İnsanları meraklandıran bir **ilgi çekici** gülümsemesi vardı.
That's an intriguing idea — tell me more about it.
Bu **ilgi çekici** bir fikir — bana bundan daha fazla bahset.
The most intriguing part of the mystery is that no one heard anything that night.
Gecede kimsenin hiçbir şey duymamış olması, gizemin en **ilgi çekici** kısmı.