“intercepted” in Turkish
Definition
Bir şeyin bir yere giderken, hedefine ulaşmadan önce durdurulması ya da yakalanmasıdır. Hem fiziksel nesneler, hem de bilgi için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya teknik alanlarda ('topu yakaladı', 'mesajı yakaladı') kullanılır. Bir şeyin hedefine ulaşmasını engellemek anlamı vardır; günlük konuşmada sık geçmez.
Examples
The police intercepted the stolen car.
Polis çalıntı arabayı **yakaldı**.
The message was intercepted before it reached the office.
Mesaj ofise ulaşmadan önce **yakalandı**.
The football was intercepted by the defender.
Futbol topu defans oyuncusu tarafından **yakalandı**.
Her email was intercepted and never reached the recipient.
Onun e-postası **yakalandı** ve alıcıya hiç ulaşmadı.
The package got intercepted at customs.
Paket gümrükte **yakalandı**.
A spy intercepted the secret plans.
Bir casus gizli planları **yakaladı**.