“instability” in Turkish
Definition
Bir şeyin kolayca değişebileceği, zayıflayabileceği veya güvensiz hâle gelebileceği durum. Genellikle öngörülemeyen ve emniyetsiz ortamlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'İstikrarsızlık', politik, sosyal, ekonomik ya da duygusal bağlamlarda yaygındır (ör. 'politik istikrarsızlık'). Günlük küçük değişiklikler için kullanılmaz, daha resmî bir kelimedir.
Examples
The chair broke because of its instability.
Sandalye **istikrarsızlığı** nedeniyle kırıldı.
There is instability in the region after the election.
Seçimden sonra bölgede **istikrarsızlık** var.
Economic instability makes it hard to plan for the future.
Ekonomik **istikrarsızlık**, geleceği planlamayı zorlaştırıyor.
After months of instability, the country finally reached peace.
Aylarca süren **istikrarsızlıktan** sonra ülkede nihayet barış sağlandı.
Her emotional instability worried her friends.
Onun duygusal **istikrarsızlığı** arkadaşlarını endişelendirdi.
Investors are nervous because of the market's instability.
Yatırımcılar, piyasanın **istikrarsızlığı** nedeniyle tedirgin.