inherited” in Turkish

miras kalankalıtsal

Definition

Birinin ölümünden sonra miras olarak alınan şeyler; para, eşya ya da özellikler gibi. Nesilden nesile geçen özellikler için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Sadece miras kalan veya kalıtsal şeyler için geçerlidir; verilen veya bağışlanan şeyler için kullanılmaz. 'Kalıtsal hastalık', 'miras kalan para' gibi ifadelerde sıkça yer alır.

Examples

She inherited her grandmother's ring.

Büyükannesinin yüzüğünü **miras aldı**.

Some diseases are inherited from parents.

Bazı hastalıklar ebeveynlerden **kalıtsal olarak geçer**.

We've inherited a few problems from the old system.

Eski sistemden birkaç sorun **miras aldık**.

He inherited a lot of money when his uncle died.

Amcası öldüğünde çok para **miras kaldı**.

Her blue eyes are inherited from her father.

Onun mavi gözleri babasından **kalıtsal olarak geçmiş**.

The company was inherited by the next generation.

Şirket, bir sonraki kuşak tarafından **miras alındı**.