infatuation” in Turkish

saplantıkara sevda

Definition

Bir kişiye ya da şeye karşı hissedilen, çoğunlukla yoğun ama kısa süreli ve mantıksız bir hayranlık ya da aşık olma durumu.

Usage Notes (Turkish)

Geçici, yoğun ilgiyi veya aşırı hoşlanmayı belirtirken kullanılır; 'crush'tan daha güçlü, fakat 'love'dan daha kısa ömürlüdür.

Examples

John mistook his infatuation for true love.

John, **saplantısını** gerçek aşk sandı.

Her teenage infatuation with the actor faded quickly.

Gençlik yıllarındaki aktöre olan **saplantısı** hızlıca geçti.

The story is about an artist's infatuation with beauty.

Bu hikaye, bir sanatçının güzelliğe olan **saplantısını** anlatıyor.

I knew my infatuation with her wouldn't last forever.

Onunla ilgili **saplantımın** sonsuza kadar sürmeyeceğini biliyordum.

His sudden infatuation with painting surprised everyone.

Birdenbire resim yapmaya olan **saplantısı** herkesi şaşırttı.

For some, infatuation feels like falling in love, but it fades just as quickly.

Bazıları için, **saplantı** aşık olmak gibi hissettirir ama aynı hızla geçer.