“indisposed” in Turkish
Definition
Kendini iyi hissetmemek veya hafifçe hasta olmak anlamına gelir; bazen nazikçe birinin uygun olmadığını belirtebilir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ve kibar bir dilde, hafif rahatsızlıklarda veya müsait olunmadığında kullanılır. Gündelik konuşmada nadir kullanılır.
Examples
She is indisposed and cannot come to work today.
O bugün **rahatsız** ve işe gelemeyecek.
Mr. Lee is indisposed at the moment.
Bay Lee şu anda **rahatsız**.
I'm afraid the manager is indisposed and can't take your call right now.
Üzgünüm, müdür şu anda **rahatsız** ve telefonunuza cevap veremiyor.
She was a bit indisposed after eating too much at dinner.
Akşam yemeğinde fazla yediği için biraz **rahatsız** oldu.
Sorry, I'm a bit indisposed today—can we meet another time?
Üzgünüm, bugün biraz **rahatsızım**—başka bir zaman buluşabilir miyiz?
My mother is feeling a little indisposed.
Annem biraz **rahatsız** hissediyor.