“inconsistent” in Turkish
Definition
Bir şeyin durumu, davranışı veya kalitesi her zaman aynı olmadığında kullanılır; çelişkiler veya değişkenlik gösterebilir.
Usage Notes (Turkish)
Genelde ‘results’, ‘performance’, ‘behavior’ gibi sözcüklerle birlikte kullanılır. ‘Inconsistent with’ ifadesi çelişki bildirir. ‘Inconstant’la (sadakatsiz/değişken hisler) karıştırmayın.
Examples
He’s an inconsistent player—brilliant in one game and then invisible in the next.
O **tutarsız** bir oyuncu; bir maçta harika, diğerinde ise ortada yok.
Her results were inconsistent from test to test.
Onun sonuçları testten teste **tutarsızdı**.
The weather here is very inconsistent.
Buradaki hava oldukça **tutarsız**.
His answers were inconsistent with the facts.
Onun cevapları gerçeklerle **tutarsızdı**.
Our internet connection is really inconsistent these days—sometimes fast, sometimes super slow.
Bu aralar internet bağlantımız gerçekten **tutarsız**; bazen hızlı, bazen çok yavaş.
The company’s policies are a bit inconsistent; they change the rules all the time.
Şirketin politikaları biraz **tutarsız**; kuralları sürekli değiştiriyorlar.