“impose” in Turkish
Definition
Birisi üzerinde kural, karar veya inancı zorla kabul ettirmek ya da resmi olarak vergi veya kısıtlama gibi şeyleri uygulamaya koymak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ya da nötr; genellikle yasa, kural veya vergi gibi istenmeyen yükümlülükleri tarif eder ('impose a tax', 'impose restrictions'). Genellikle zorlama ve dışarıdan gelen bir baskı hissi verir. Hafif öneriler için kullanılmaz.
Examples
The government will impose new taxes next year.
Hükümet gelecek yıl yeni vergiler **uygulamaya koyacak**.
Don’t impose your beliefs on others.
İnançlarını başkalarına **zorla kabul ettirme**.
The school imposed a strict dress code.
Okul, katı bir kıyafet kuralı **uygulamaya koydu**.
I don’t want to impose, but could I stay at your place tonight?
**Rahatsız etmek istemem** ama bu gece sende kalabilir miyim?
New rules were imposed suddenly without warning.
Yeni kurallar aniden, herhangi bir uyarı olmadan **uygulamaya konuldu**.
He tends to impose his opinion in every discussion.
Her tartışmada fikrini başkalarına **zorla kabul ettirir**.