ignite” in Turkish

ateşlemektutuşturmaktetiklemek (mecaz)

Definition

Bir şeyi ateşe vermek veya güçlü bir duygu ya da durumu başlatmak.

Usage Notes (Turkish)

Hem gerçek ateş yakmakta hem de 'merak uyandırmak' gibi mecazi anlamda kullanılır. Daha resmi, edebi veya haber dilinde sıkça rastlanır.

Examples

Her words ignited anger in the crowd.

Sözleri, kalabalığın öfkesini **tetikledi**.

Please do not ignite any matches indoors.

Lütfen kapalı alanda kibrit **ateşlemeyin**.

The spark can ignite the gasoline.

Kıvılcım, benzini **tutuşturabilir**.

The teacher tried to ignite the students’ passion for learning.

Öğretmen, öğrencilerin öğrenme tutkusunu **ateşlemeye** çalıştı.

It only takes one small idea to ignite a movement.

Küçük bir fikir bile bir hareketi **tetikleyebilir**.

The festival atmosphere really ignited the whole city.

Festival atmosferi gerçekten tüm şehri **coşturdu**.