hurl” in Turkish

fırlatmakatmakkusmak (argo)

Definition

Bir şeyi büyük bir güçle fırlatmak. Argo olarak kusmak anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

'throw'dan daha şiddetli ve dramatiktir; 'hurl insults' şeklinde hakaret etmek anlamında da kullanılır. Resmi metinlerde nadiren geçer. Sadece yoğun, güçlü eylemler için uygundur.

Examples

He hurled the ball across the field.

Topu sahanın karşı tarafına **fırlattı**.

She was so angry she hurled her phone at the wall.

O kadar sinirlendi ki telefonunu duvara **fırlattı**.

The car hit a bump and the books hurled out of the seat.

Araba tümseğe çarpınca kitaplar koltuktan **fırladı**.

Kids sometimes hurl insults when they’re upset.

Çocuklar bazen üzülünce hakaret **fırlatırlar**.

I felt so sick after that ride—I thought I would hurl.

O yolculuktan sonra o kadar kötü hissettim ki neredeyse **kusacaktım**.

He picked up the rock and hurled it into the river with all his strength.

Kayayı yerden aldı ve tüm gücüyle nehire **fırlattı**.