humbled” in Turkish

alçakgönüllüonurlanmış (alçaltılmış değil)

Definition

Bir deneyimle ya da bir fırsatla kendini daha alçakgönüllü ya da şükran dolu hissetmek.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'hissetmek', 'oldum' gibi fiillerle birlikte kullanılır; bazen başarıya veya başkasının cömertliğine karşı duyulan minnettarlığı, bazen de mütevazılığı ifade eder.

Examples

I am truly humbled by your trust.

Güveniniz beni gerçekten **onurlandırdı**.

She felt humbled by the generosity of her friends.

Arkadaşlarının cömertliği karşısında kendini **alçakgönüllü** hissetti.

He was humbled after losing the match.

Maçı kaybettikten sonra oldukça **alçakgönüllü** oldu.

Winning that award left me completely humbled.

O ödülü kazanmak beni tamamen **alçakgönüllü** yaptı.

When I met those brave volunteers, I was really humbled.

O cesur gönüllülerle tanışınca gerçekten çok **alçakgönüllü** oldum.

I left the ceremony feeling very humbled and grateful.

Tören bittikten sonra çok **alçakgönüllü** ve minnettar hissettim.