“helpless” in Turkish
Definition
Kişi kendini ya da başkasını koruyamaz ve zor bir durumu başkasının yardımı olmadan değiştiremezse, 'çaresiz' denir. Bu kelime geçici veya daha uzun süren durumlar için kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
'feel helpless' gibi kalıplarla sık kullanılır ve güçsüz bebekler, insanlar için uygundur. 'Hopeless' (umutsuz) ile karıştırmayın.
Examples
The baby looked helpless in the big bed.
Bebek büyük yatakta **çaresiz** görünüyordu.
Watching him struggle and not knowing what to say made me feel completely helpless.
Onun mücadele ettiğini izleyip ne diyeceğimi bilememek, kendimi tamamen **çaresiz** hissettirdi.
I felt helpless when my phone stopped working.
Telefonum çalışmayı durdurduğunda kendimi **çaresiz** hissettim.
The injured bird was helpless on the ground.
Yaralı kuş yerde **çaresiz** kalmıştı.
She hates feeling helpless, so she always tries to make a plan.
**Çaresiz** hissetmekten nefret ettiği için her zaman bir plan yapmaya çalışır.
When the system crashed, we were basically helpless until tech support called back.
Sistem çöktüğünde, teknik destek geri arayana kadar neredeyse tamamen **çaresizdik**.