“heed” in Turkish
Definition
Tavsiyelere, uyarılara veya talimatlara dikkatlice kulak verip, buna göre hareket etmek.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve yazılı dilde daha çok kullanılır. 'Heed the warning' ifadesi 'uyarıyı dikkate al' anlamındadır.
Examples
You should heed your teacher's advice.
Öğretmeninin tavsiyesini **dikkate almalısın**.
Please heed the warning signs on the road.
Lütfen yoldaki uyarı işaretlerini **dikkate alın**.
He did not heed his doctor's instructions.
O, doktorunun talimatlarını **dikkate almadı**.
If you don't heed the advice, you might regret it later.
Tavsiyeyi **dikkate almazsan**, daha sonra pişman olabilirsin.
I wish I had heeded your warning before it was too late.
Keşke çok geç olmadan senin uyarını **dikkate alsaydım**.
Few people heed small details, but they often make a big difference.
Az kişi küçük detaylara **dikkat eder**, fakat onlar çoğu zaman büyük fark yaratır.