“headstrong” in Turkish
Definition
İnatçı kişi, başkalarının tavsiyelerine rağmen kendi istediğini yapmakta ısrar eder.
Usage Notes (Turkish)
‘Headstrong’ hafif olumsuz bir anlam taşır ve genellikle gençleri veya inatçı kişileri tanımlar. ‘Strong-headed’ yerine kullanılır.
Examples
My little sister is very headstrong.
Küçük kız kardeşim çok **inatçı**.
Tom is headstrong and never listens to advice.
Tom **inatçı**, asla tavsiyeleri dinlemez.
She's always been headstrong, even as a child.
O, çocukluğundan beri hep **inatçı**ydı.
Being headstrong can make teamwork difficult.
**İnatçı** olmak takım çalışmasını zorlaştırabilir.
Don't be so headstrong—just try it my way once.
Bu kadar **inatçı** olma—bir kere de benim yöntemimi dene.
His headstrong attitude got him into trouble at work.
Onun **inatçı** tavrı işte başına iş açtı.