“haunting” in Turkish
Definition
Uzun süre akılda kalan, genellikle güzel ama hüzünlü, gizemli veya ürkütücü olan bir şeyi tanımlar. Ayrıca korkutucu ya da hayaletimsi bir şeyi de anlatabilir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla müzik, resim veya anılar için kullanılır. 'Haunted' (hayaletli) ile karıştırmayın.
Examples
The old song has a haunting melody.
Eski şarkının **unutulmaz** bir melodisi var.
She looked at him with haunting eyes.
Ona ona **akıldan çıkmayan** gözlerle baktı.
The movie left me with a haunting feeling.
Film bende **unutulmaz** bir his bıraktı.
There’s a haunting beauty in the empty streets at night.
Geceleri boş sokaklarda **unutulmaz** bir güzellik var.
That old photograph of my grandparents is strangely haunting.
Büyükbabam ve büyükannemin eski fotoğrafı tuhaf şekilde **akıldan çıkmıyor**.
The story was so haunting that I kept thinking about it for days.
Hikaye öylesine **akıldan çıkmıyordu** ki günlerce aklımdan atamadım.