“haunted” in Turkish
Definition
İnsanların hayalet olduğuna inandığı bir yeri veya acı verici anı ve duygulardan kurtulamayan birini tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle korkutucu yerler için geçerlidir: 'a haunted house' (perili ev). Kişiler için ise kalıcı psikolojik acı vurgular.
Examples
They say that old hotel is haunted.
O eski otelin **perili** olduğu söyleniyor.
She had a haunted look in her eyes.
Gözlerinde **tedirgin** bir ifade vardı.
He still feels haunted by that accident.
Hâlâ o kazadan dolayı **tedirgin** hissediyor.
I don't care what anyone says — that house feels haunted.
Kim ne derse desin — o ev bana **perili** geliyor.
Years later, she was still haunted by what happened that night.
Yıllar sonra bile, o gece olanlar onu hâlâ **tedirgin** ediyordu.
You can tell from his face that he's haunted by the past.
Yüzünden, geçmişin onu hâlâ **tedirgin** ettiği anlaşılıyor.