harassing” in Turkish

rahatsız etmektaciz etmek

Definition

Birini sürekli rahatsız ederek, tehdit ederek ya da korkutarak huzursuz hissettirmek.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle iş yeri, okul veya çevrim içi ortamlarda, hukuki veya resmî bağlamda kullanılır. 'being harassed' yani rahatsız edilmek/taciz edilmek ifadesi sık geçer. 'teasing' (takılmak)'den daha ciddi bir anlama gelir.

Examples

She reported her boss for harassing her at work.

Patronunu iş yerinde kendisini **taciz ettiği** için şikayet etti.

He was caught harassing people online.

İnsanları internette **rahatsız ederken** yakalandı.

You can be fired for harassing coworkers, even if it’s just messages.

Sadece mesaj atarak bile iş arkadaşlarını **taciz edersen**, işten kovulabilirsin.

If someone keeps harassing you, tell a trusted adult.

Biri seni sürekli **rahatsız ediyorsa**, güvendiğin bir yetişkine anlat.

Stop harassing your classmates.

Sınıf arkadaşlarını **rahatsız etmeyi** bırak.

People don’t realize how damaging harassing messages can be.

İnsanlar **taciz edici** mesajların ne kadar zarar verebileceğini fark etmiyorlar.