handcuff” in Turkish

kelepçekelepçelemek

Definition

Polis tarafından birinin bileklerini metal halka ile birleştirmek için kullanılan alet. 'Kelepçe' hem isim hem de kelepçelemek fiili olarak kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle polis veya güvenlik alanlarında kullanılır. İsimde çoğul daha yaygındır. Bazen mecaz olarak özgürlüğü kısıtlamak anlamında kullanılır.

Examples

The police officer put handcuffs on the suspect.

Polis memura şüphelinin ellerine **kelepçe** taktı.

The detective found a pair of broken handcuffs at the scene.

Dedektif, olay yerinde kırık bir çift **kelepçe** buldu.

You can't just handcuff people for no reason.

Sebepsiz yere insanlara **kelepçe** takamazsın.

They use handcuffs to stop people from escaping.

İnsanların kaçmasını engellemek için **kelepçe** kullanıyorlar.

The guard will handcuff the prisoner before moving him.

Gardiyan, mahkûmu taşımadan önce **kelepçeleyecek**.

I felt handcuffed by all the new rules at work.

İş yerindeki tüm yeni kurallar yüzünden kendimi **kelepçelenmiş** hissettim.