granting” in Turkish

vermek (resmî)onaylamak

Definition

Resmî olarak bir şeye izin vermek veya bir hakkı, talebi onaylamak. Genellikle resmî ve yasal durumlarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla resmî ve yasal metinlerde kullanılır. 'İzin vermek', 'burs vermek' gibi ifadelerle duyulur. 'Giving' kadar günlük konuşmaya uygun değildir.

Examples

The school is granting scholarships to top students.

Okul, en başarılı öğrencilere burs **veriyor**.

He is granting permission to access the files.

Dosyalara erişim izni **veriyor**.

Thank you for granting my request.

Talebimi **kabul ettiğiniz** için teşekkür ederim.

By granting her access, they showed trust in her abilities.

Ona erişim **vererek** becerilerine güvenlerini gösterdiler.

The mayor is considering granting the new business a license.

Belediye başkanı, yeni işletmeye lisans **verilmesini** değerlendiriyor.

Granting that point, I still disagree with your conclusion.

Bu noktayı **kabul etsem** de, yine de sonucunla aynı fikirde değilim.