glowing” in Turkish

parlayanışıldayanövgü dolu (mecaz)

Definition

Işık yayan veya parlak görünen. Ayrıca çok olumlu övgü, yorum ya da sıcak duyguları tanımlamak için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'glowing reviews', 'glowing skin', 'glowing eyes' ifadeleriyle sık kullanılır. Hem fiziksel ışık hem de samimi övgü/duygu ifade edebilir. 'bright' kelimesinden daha resmidir ve parlak renkler için tercih edilmez.

Examples

He wrote a glowing review about the movie.

Film hakkında **övgü dolu** bir inceleme yazdı.

Everyone was giving her glowing compliments at the party.

Partide herkes ona **övgü dolu** iltifatlar ediyordu.

The city skyline looked magical, glowing under the sunset.

Şehir manzarası gün batımında **parlayan** hâliyle büyüleyici görünüyordu.

His face was glowing with happiness when he heard the news.

Haberi duyunca yüzü mutluluktan **ışıldadı**.

The fireflies looked glowing in the dark garden.

Ateşböcekleri karanlık bahçede **parlayan** görünüyordu.

She has glowing skin after spending a day at the spa.

Bir gün spada geçirdikten sonra cildi **ışıldayan** görünüyordu.